21's profile♠ çengelli iğne ♠PhotosBlogListsMore ![]() | Help |
|
|
♠ çengelli iğne ♠az bekleyelim ki sayfa yüklensin de mi? |
6/13/2009 all in all you're just another brick in the wall
güya okulun bittiği gün gelip bu başlıkla bi entry yazıcaktım, artiz gibi, sanki her şeyi ben çözmüş ben bulmuş gibi şurda bi kaç hafta öncesine kadar tek derdimiz sınavlardı, ondan önceki hafta mezuniyet töreniydi, ondan önceki hafta şenliklerde ülkücülerin bizden topladıkları haraçlardı ondan önceki hafta alesti , kapedeseydi derken derken vakit geçiveriyodu(oha lan sınavları fln övdüm remen attığım başlıkla ters köşe oldum) neyse daha fazla duygu sömürüsü yapmadan eğlenceli şeylerle devam edeyim demin d dediğim gibi demet akalın’na da gittik isimlerini burda vermeyeyim ama a ve z ile(şaka gibi ama gerçek insanlar bunlar) önce bahçede z’nin bize getirdiği kek ve açmayı götürdük sonra da köy düğünü gibi olan konser alanında en azından haracımızın karşılığı kadar eğlenelim dedik(işin ilginci hell dorado’da almadılar – şaşırdığım şeye bak ya)
sonrazığıma mezun olduk 4/22/2009 süpermen uçuverdi pelerini açıverdikripton yöresinden bir türküyle merhaba dediğimiz bugünkü yazımızda sözü fazla uzatmadan başka bi çizgi kahraman fred çakmaktaş’tan bahsetmek istiyorum aslında kendisinden de değil çizgi filmde içtiği puronun sansürlenmesinden dem vurmak istiyorum (bu resim bi sigara kampanyasından alınmaymış) şimdi sigaranın zararını tartışacak değilim ki bu konuya zaten ben d hemfikirim sadece “rahatsız” olduğum konu şu ki bunların bu sigara olayını yasaklamalarının sebebinin kesinlikle halk için değil bilakis tamamen kendileri için olması bu örümcek kafalı diye tabir ettiğimiz güruhun yarın bir gün alkol’e de aynı muameleyi yapmak için (ki böyle dediğime de bakmayın sansürse zaten şimdi de var e bakkallarda marketlerde satılmaması, satanların dövülmesi insanı bu cümleyi kurarken bile çıldırtacak nitelikte) sigarayı basamak olarak kullanma sinsilikleri maalesef toprak sergen’in sesinin altında fark edilmeden kaybolup gidiyor (resmen o reklamı her gördüğümde kendisini o kadar sevmeme rağmen ah ah yazık oldu çocukcağıza diyorum neyse şimdilik ekleyecek bi lafım olmadığından bu yazıda biraz kısa olsun ama şunu ekleyebilirim sanırım: bu seneki uykusuz imza günü tamamen fiyaskoydu 4 saat kuyrukta bekledikten sonra 5dk bile sürmeden sadece tek bi posterle ve 2 fotoğrafla masadan ayrıldık hoş umut’un kitabını imzalatıp bi de umut kedisi çizdirdim ama cihan kılıç’ın posteri yoktu maalesef ersin’in çizdiği posterde ise cihan ceylan çok çirkindi herhalde kıskanmış bi de internet explorer'dan sıkılıp firefox'a geçtikten sonra farkettim ki ie acaip yavaşmış bi de firefox'un turuncu, insana neşe veren bi ikonu varken ie ister istemez insana sıradan geliyo tabi kıyaslayınca elbette pek çok sitenin ie'a göre olması f için bi dezavantaj bilhassa müzik dinlemek isteyenler için yok ben programımı indirir o açıkları kapatırım derseniz ayrı tabi ama neyse asıl demek istediğime geleyim hakikaten f başta hızıyla çok büyük kolaylık sağlıyor ama bu gönül ondan da sıkılınca opera'ya geçmek kaçınılmaz oldu tabi ki yine bir çok eksiklik var ama f'dan hızlı gibi geldi bana en azından şimdilik tabi gönül ister ki ie hızını artırsın güzel de bi logo yapsın direk onu kullanalım bizi diğerlerinin eklentileriyle uğraştırmasın Neyse bu sefer yazımıza kesinkes son verirken yine bir türküyle, rum yöresine ait bir türküyle son verelim alfa dimem, beta dimem, gama dimem, carpe diem carpe diem’i de burada anlatmışız bi de: 2/1/2009 van minit van minit (o vurguyla okuyalım lütfen)
en baskın gen sanat geniymiş diye bi haber sanırım en çok duymak istdiğim haber sadece fa sol ve la'yı görünce anlamama rağmen ya da ne bileyim çizdiğim çöp adamın iki gözü bile aynı boyutta olmazken böyle bi haberi duyunca oturup bi "ilahi komedya" yazmak ya da bi top kil alıp mikalenjelo olmak ya da bi kamera bulup bi tarantino ya da kübrik olmak hiç de zor olmaz sanırım oha lan ben de ne abarttım ama tüm bunlar nerden çıktı sorusunun da gayet mantıklı bi cevabım var insan son sınıfa gelip de "işsizlik" denen bi şeyin kendisine bu kadar yakın olduğunu farkedince sanırım tek yapabildiği hayal kurmak oluyor
ki hal böyle olunca insanın sanat gibi tamamen kendinden kaynaklı bi şeye bel bağlaması resmen bi kaçış yolu oluzluyor
neyse şimdi vakit duygusal takılma vakti değil bilakis gerçekçi olma vaktidir dostlar diyor ve gündemi meşgul eden “terdoğan’ın davos çıkışı”na az biraz değinmek istiyorum malumunuz önümüz yerel seçim bunu göz önünde bulundurduğumuzda haliyle olayları anlamak pek de zor olmuyor sevgili hacım demet’in dediği gibi “kasımpaşalıyız diplomasi bize işlemez” zaten bildiğimiz bi şey arkasını toplayacak diplomatların olması kendince kendisine istediğini yapma hakkını veriyor hem de karşılığında bi topluluk önünde yuhalatması yeterli artık akape bu belli yani adamlar daha diyecek sözüm yok da değinmek istediğim konu şu hadi cehape’ye çok art niyetli deniyor muhalefet demek illa itiraz demek değil bunu biz de biliyoruz zaten de bu destek olayı için mehape yetiyor ama bi Allahın kulu da kendilerini birazcık da olsa fazla iyi niyetli bulmuyo mu acaba daha bahçeli neyine terdoğan’a şöyle desteklerim böyle desteklerim diyo onu anlamıyorum ya da ben mi illa muhalefette olan birinden muhalefet bekliyorum neyse ya buna da burada bi nokta koyayım da hep yapmak istediğim bi olaya girizleyim
aslen y3’de görüzlediğim bi olay
damağına düşkün insan : cafe fernando’dan fındık yerine kayısı çekirdeği koyduğum biraz da tarçın ve zencefil eklediğim fındıklı kurabiye, babannemin dediği gibi "kelin merhemi gibi" her bi şeyin içine katmaya başladığım çıtır çıtır haşhaşlarıyla limonlu haşhaş tohumlu kek (tarifini burda da katlettim krema olayı biraz sallapati oldu ama zaten bundan sonra direk süt ile yapacağım malzeme artsın diye 7nüfusa yetmiyor haliyle kendisinin minimal tarifleri görsele düşkün insan : tasarım ve reklamla alakalı manyak bi site olan fubiz’den reklam afişleri afiş demişken de bi çeşit uyarıcı olan(sonuçta bağımlılık yarattığından kısaca uyuşturucu) "methamphetamine" ile ilgili oldukça çarpıcı afişler de montana meth'den müziğe düşkün insan : hint müziklerini sevdiren film the namesake'in film müzikleri bollyfm’den ben etnik müzikten hoşlanama diyenlere de en azından opening theme'i ya da aftermath ya da the same song bile yeterli diyorum (bu liste ya da ya da diye uzar seçemiyorum resmen ya baul song da çok güzel misal ama o hint işi) filme düşkün insan : nytimes'ın seçtiği en iyi 1000 film eğlenceye düşkün insan : animasyon tadında umut sarıkaya'nın mutsuzlukları'ndan bi kolaj
siyasete düşkün insan : terdoğanın olaylı gazze oturum'unun da tamamını orjinal dilinde ve de çevirileriyle(bunu bilhassa belirttim çünkü terdoğan malumunuz türkçe konuştu diğerleri kendilerine söylenileni duydu yani onlar bu "gövde gösterisi"nin sadece diplomasiye uygun düşen kısmını dinleyebildiler) world economic forum'un kendi sitesinden yok ya ben oturup 1 saat adamları dinlemem diyenler için de ayrıntılı bir analiz vatan'ın sitesinden 11/4/2008 arabesk olduk bir parça sırtımda yamalı bir hırka yırtık pırtık blucin haydi haydi gidelim parka
resmi daha fazla açmayacağım çünkü herşeyi açıklamış ve bahsedilecek daha çok konu var
şimdi onca yol gelip kayseri-beşiktaş maçına gittik herkes bana o kadar yol gidiyosun bi de yenilirseniz dedi evden çıkarken dedem yenip de gelin dedi gırgırına "sarı kırmızı şampiyon kayseri" diye bağırıp, kayserinin amigosu recai'ye eşlik ederken ya da beşiktaş lehine karar alan hakeme bağırırken bile yenilebileceğimiz ihtimalini hiç düşünmezken 4dakkalık uzatma boyunca bile bi beraberlik golü beklerken yeniliverdik (görüntümüz ilk yarıdan
ama şu da var maçı kayseri tarafında izlediğimiz için çıkışta yenen takımın tarfındaydık bi de vizeler öncesi bi eve gelip tatil yapmış olduk en azından diyorum ve
hiç derdimiz tasamız yokmuş gibi tenzoşka'ya da dediğim üzre kızılay tipleri üzerine yazacağım yazıya geçiyorum
efendim ankarayı bilenler bilir bir güven park bir de karanfil çıkışındaki dost her daim için buluşma adresidir ki bizde tuğba ile hep dostta buluşur gitmişken de dergilere kitaplara fln bakarız ama gel gör ki bi gün tuğba’nın yurduna gitmem gerekti ve o karanfil bana resmen dünyada cehennem azabı yaşattı normalde yanımdaki insan(lar)la konuşarak geçirdiğim o yolu tek başına alırken o kızılay tiplerinin hepsine ayrı ayrı sinir oldum neyse uzatmadan meşhur kızılay tiplerimiz’e geçiyorum
1)emolar: en büyük lüksleri yere oturmak olan, kız olanları kışın bile ip askılılarla dolaşan, erkekleri ise en iyi ve en ucuz fön nerde çekilir sorusunun cevabını ortalama bir kızdan daha iyi bilen gürüh 2)gotikler: gotik olayını sadece siyah giymekten ve yaptığı müzik türünün önüne gotik kelimesi yerleştiren grupları dinlemekten ibaret sanan, misal bi gotik mimari deyince insanın suratına bakacaklarını düşündürten genelde "piyirsing" li olan gençlik 3)repçiler: bol tişört bol pantolan at nalı kadar kolye ve yamuk şapka takan insanlar hayır zenci pardon afro amerikan olsan neyse de neyi eleştirip neye karşı olduklarını sanırım onlar da benim gibi bilmiyordur 4)uzun saçlı kareli gömlekli erkekler: bunlara ne yorum yapayım adından belli sadece bunları kızılay tipi yapmamın sebebi sayılarının çok olması yoksa kötü olduklarından değil bi d bunların sırt çantalı ve önü yamuk şapka takanları var ki onlar artık "duayen" mertebesinde oluyor kanımca 5)ahtapotlar:genelde banklarda görülen hangisinin er kişi hangisinin dişi kişi olduğu anlaşılamayan ve herhalde siyam bunlar denilen insanatlar 6)kırmızı kafalar: evet turuncu değil mor hiç değil kırmızı, erkek kişilerede aynı mantıkla kırmızı sakal diyebiliriz sanırım 7)eylemciler: bunlarda karanfilden ziyade yüksel de takılan eylemden protesto ya koşan muhakkak bi dinlenilmesi gereken ama fazlası da zarar olan camia 8)çılgın lise gençliği: bunların erkeklerinin okul forması üstüne küpe takmasıyla, kızlarınınsa eşek kadar çantalarıyla o “bazar” senin bu “bazar” benim dolaşmasıyla farkedilen grup 9)ot: ben
bir de elim değmişken bahçeli tipleri’ni yazayım neyseki onlar sayıca azlar hatta cinsiyet bazlı ayırmak bile mümkün
1)kızlar: dantelli/file çorap üstü şort altına da çizme giyen rahşan ecevitin çantasının 10 katı kadar büyüklükte bi valiz taşıyan şimdi de boyunlarına poşu ya da ank deyimiyle puşi bağlayan dişi kişiler
2)erkekler: arabalarıyla yolu tıkayan havaların ısınmasıyla da gözümüze eziyet olan göğüs dekolteleri ile ortamlara akan er kişiler 7/30/2008 nasıl ben olunur?elbette kimsenin bu kadar düşmesini istemem ama egonun tavan yapması da bu olsa gerek resmin orijinali(büyük hali için üstüne tıklayıverin) ufak bi not:the dark knight hem batman christian bale hem de joker heath ledger ile 2kere süper onu da kaçırmayalım lütfen
bi de film demişken şunu da ekleyivereyim,okuduğum en manyak kitaplardan olan körlük eylülde vizyona girecekmiş yazar nobel ödüllü josé saramago kendisi potekizli,film ise japonların ve latinlerin birlikte yaşadığı latin ülke brezilya(ayrıca uruguay ve kanada)'da çekilmiş 7/21/2008 bir ürgüp masalı:son ağa ilk aşkefendim bizim burda yeni bi dizi çekilmeye başlandı hemencecik belirteyim bizim burda ağa diye bi şy olmadığı gibi kumaymış ne biliyim yengeyi hanım olarak almakmış gibi şeyler olmadığından benim nazarımda baştan kaybeden bi dizi oyuncular da pek umut vermiyo açıkçası başrollerinde benim pek de sevmediğim ve babababa diyerek bi nesli katleden bi insan oynuyo bir de emel emel'i görünce bi de karısı olduğunu duyunca açıkçası bayağı şaşırdım sonuçta emel manyak komik bi insandı ve nası bi ağa karısı olabilirdi ki sonra anladım ki olay komediden ibaretmiş ii o zaman belki çekilir fln derken bi de ne göreyim daha doğrusu ne duyayım güya hepsi bizim buralı ama öyle bi konuşmaları var ki böyle doğu-karadeniz karışımı hatta yer yer ege'ye bile kayıyo neyse annem bile emel'i ne çirkin yapmışlar derken bi de bunun üstüne durul bazan'ı görmeyeyim mi? o daha da kötü olmuş bence,onu taa çarli'deki tarkan'dan beri bilen biri olarak çok üzüldüm bir demet tiyatronun manyak annesi zerrin sümer'in ise "siz onları boşamayım ben oğluma kuma bulucam kendi çocuğunu ondan yapar" demesi tüm o sempatikliğini yitirdi gözümde hele hele adamın gözne sokar gibi 2cümlede bi ürgüp demeleri yok mu? kim kendi memleketinden ismiyle bahseder ki? bizim ora der eh nihayetinde yok dizimiz yeni millet anlasın ürgüp'te çekildiğini diye düşündülerse de adına bir ürgüp masalı deseler daha akıllıca olurdu yani giden para,vakit onların bana ne derdim ama ilk defa bi dizinin tutmayıp bitmesini istiyorm 7/15/2008 bi kussam acaip rahatlıycam
death note’ u bitirdikten sonra onu burada anlatmayı çok istemiştim ama bi türlü onu anlatmaya yetecek kadar güzel bi yazı yazamadığım için olmadı
ama şimdi bu filmi anlatmayı o kadar çok istiyorum ki kötü bi yazı olması umrumda değil
efendim ben d her “gece uykusu kaçan insan”ın yapacağı gibi o gece d tv izlemek için oturma odasının yolunu tutup yandan çakma entel kişilik halimle cnbc-e’yi açmıştım
buraya kadar her şey normaldi ki zaten iki cumadır bunu yapıp prison break 3.sezon tekrar bölümlerini izliyodum
ama o gece evet o gece geç kalmıştım ve şansıma da bi korku filmi(imprint) vardı ki normalde pb’in akabinde onu da izliyodum(yani o kuşaktaki filmleri)
ama nerden bilebilirdim o gece görüp görebileceğim en fena filmi izleyeceğimi daha doğrusu benim gibi film izlemeyi çok seven bi insana yakışmayacak şekilde kendimce sonunu az biraz öğrendikten sonra dayanamayıp yatacağımı?
tabi yatınca da hemen uyuyamadım çünkü acayip midem bulanıyodu(bi kussam rahatlıycam ordan geliyo)
kaldı ki benim gibi yemek delisi bi insan için bunun n kadar ağır bi şey olduğunu tahmin bile edemezsiniz
peki bu filmin fenalığı nerde diye sorma gafletinde bulunmayın diye yazıyrm
bi kere hiç d diğer korku filmleri gibi değildi
benim için aynada saç tarayan kadını, ekrandan çıkan sineği, ve tabiki kuyudan fırlayıp gelen samarra'sı ile halka korku filmlerinde son noktaydı
geçmiş zaman kullanıyrm çünkü halka2 ile bu sıfatı yok ediverdiler(onlarda çok tın ya benim onları sevmememe)
neyse dediğim gibi bildiğimiz korku fimlerinde ya kan olur ya da işte ruh peri gibi yaratıklar
oysa bu psiko filmde misal aşağıdaki iğneli sahnede iğnenin batışından çok batıranın yüzündeki haz ifadesi izliyoduk
ki burası da diğer korku filmlerindeki gibi nedensiz şiddet değil tamamen bilibçli işkenceydi(ay yazdığımdan utandım resmen işkenceye makul sebep getirdim neyse demeye çalıştığım kızı konuşturmak için işkence ediyolardı işte)(bi de işkencenin biliçsiz olanı var sanki işte kastettiğim sistematik,kasıtlıolan cinsten)
neyse sözü fazla uzatmayayım
e sinem günlük siyasi duruma el atmamışın diyenlere:
hakkaten bi kussam rahatlıycam
6/25/2008 minik köpek kükredi kedi pır uçuverdi
efendim daha kediye doyup, ondan sıkılmadan bi de köpeğimiz oldu-elbette sıkıklmayız canım sadece lafın gelişi- köpeciğimiz biraz etine dolgun olduğundan kediciğimizle boğuşurken kendisini biraz ezse de şimdilik durumlar iyi görünüyor ilk resimde fındık'ı uyurken 2. resimde ise sabun'la fındık'ı Sezim'in kucağında yine uyurlarken görebilirsiniz 6/21/2008 bim bam bom... çok şükür dostlar... bizim de artık bi kedimiz var...evet, nihayet bi kedimiz oldu
1 mart 06 tarihli yazımda kedimizin artık aramızda olmadığını yazmıştım
ve nihayet -2 yıldan fazla bi zaman sonra- yeni bi kedimiz oldu
muhtemelen ben bunları yazarken kendisi bi yerlerde uyuyodur
böyle dedim diye de uykucu sanılmasın şimdi
muhtemelen her kedi gibi biraz uykucudur tmm ama hem çok küçük -1 aylık- hem de ailesinden yeni ayrıldı -8 çocuklu bi aileden geliyor da kendisi - zaten sürekli elimizde bu yüzden de pek uyuyamıyor açıkçası
Sezim uyuyup ben de bunu yazmaya oturunca o da rahat bi soluk almıştır tabi
son olarak da milli takımın yarı finale çıkışını da buradan tebrik edeyim 6/11/2008 mavi aslında liboşların rengiymiş amavalla ne zamandır aklımda olan buraya da yazmak istediğim ama sürekli unuttuğum bi olay aslında bu efendim bildiğiniz üzre anarşizm resmi otoritenin yani bu da devlet oluyor reddedilmesi manasına geliyor bi de liboşlara(liberalizm-serbest piyasa) bakalım onu da bildiniz üzere liboşların savunduğu şey de devletin küçülmesi,yok olması yani neymiş efendim eğer parasızsan ve devleti istemiyorsan anarşist ya da daha türkçesi servet düşmanı, zenginsen(karika'daki gibi) ve istemiyorsan liberal olyormuşsun sonuçta bu herifler özelleştirme ayağına devleti satıp dururken aynı zamanda da devletin tekel olduğu alanları kısıtlıyorlar,küçültüyorlar ve nihayetinde de ortadan kaldırmayı hedefliyorlar bu bakımdan sonuna kadar muhafazakar olduğumu belirtmeme bile gerek yok sanırım ha bi de üzerinde anarşizmin ona bakıp sen anarşist misin? bile dendi o da ayrı bi yazı konusu
az saksıyı çalıştırınca niye devletin olmasını istediğimi anlamak pek de zor değil aslında bi işte(fındık olsun çay olsun ya da ne bileyim işte haşhaş olsun) eğer devlet varsa burdaki amaç üreticiyi zarara sokmadan tüketiciye uygun bi fiyat sağlamaktır bi de için özelleştirilmiş kısmına göz atalım işin liboşlarca yapılması demek serbest piyasa demek serbest piyasa demek herifin sattığı fiyat için "yuh artık" diyememek demek örnekleri daha da uzatmak mümkün tabi
ama şimdi bahsetmek istediğim başka bi konu var başta milli takım olmak üzere pek çok şey için bilhassa eski şarkılardan marş yapma modası çıktı ortaya ama hepsi daha önce de dediğim gibi bokum gibi tek beğendiğim garantinin türko'su keşke bütün feklamlar böyle animasyon tarzında olsa bi de cardfinans'ın sarı çizmeli mehmet ağa'sı var onu da çok sevdim doğrusu
animasyon demişken sevgili edward norton'cuğumun incredible hulk'u sanırım bu cuma vizyonlarda olacak(cümleye bak be!) lütfen gidelim izleyelim
bi de son olarak geçen gün fransızca kursuna giderken ilk defa olay yerinden bildiren muhabir gördüm(anayasa mahkemesi'nin önünde) bi de daha da güzeli otobüs durağında sıkıntıdan ayaklarını sallayan "baba" yaşlarında bi adam gördüm,çok sevimliydi 2/15/2008 din özgür olsun, köşeyi dönmek özgür olsun, başka hiçbir şey özgür olmasın
şimdi yazanın biri demiş ki küçük bi mescidimiz vardı din düşmanı rektör kapattı Nebilir balın kıymetini!”
"Ve akademik bir jenerasyon değişimi yaşanmadan bu ülkeye huzur ve özgürlüğün geleceğine inanmıyorum" demiş cumaya gitmeyenlerin dışlandığı tenhalarda kıstırıldığı gibi bakmakla da yetinmeyip iki mini etekli kızın bacağına kezzap atılabiliyor madem kayda değer bi şey değil niye leyla şahinler hayrunnisa güller başvurdu acaba diye sormak gerek diye düşünüyorum not:bu blog "entry"si bi arkadaşıma yolladığım bi mailin "space" koşullarına uyarlanmış halidir yanlış anlaşılmasın bi şeyleri kırpmadım sadece hitap şeklinde biraz oynama yaptım başlık istanbul üniversitesinden prof.dr. mine a. küçüker'den alıntıdır resim ise 24 nolu uykusuz kapağıdır söylediklerimin ağır olmadığını umuyorum ne de olsa öfke de bir hitabet sanatı öyle değil mi a dostlar???
bi d işin akademik boyutuna bakalım bakalım hocalar ne diyor? tıkla 1/31/2008 mehape akapenin koltuk değneği değildir de nedir a dostlar? bastonu mu?tayyip türk-iş genel kurulunda bi konuşma yapmış ve işçilerle iş verenleri kastederek şöyle bi yorumda bulunmuş "hepimiz aynı gemideyiz" bu haberi okuduğum sitede alttaki yorumların ikisine hem babam hem ben çok güldük aynen aktarıyorum ve katılıyorum tabi ki "Belki aynı gemideyiz ama sizler geminin üstünde zevki sefa sürerken bizler aşşağıda gemiyi yürütmeye çalışıyoruz. Bunu söyleyen biri hayatında hiç alın teriyle gemi yürütmüşmü..... " şahsi yorumum:hakkaten güzel oturtmuş "oğlunun gemisi mi?" ş.yorumum:o bizi hiç oğlunun gemisine almaz ki bizden kastım işveren kesim değil tabi ki
bi de hemen nihat genç'in akape ile ilgili yorumlarından bi alıntı yapayım "Bunlar zeki insanlardan, yazarlardan, ciddi siyasetçilerden oy alamazlar. Bunlar hödükleştirilmiş insanlardan oy alırlar. Atarsın kapılarına iki kilo şeker, 5 kilo kömür alırsın oyunu" benim en çok sevdiğim kısmı da şu: "Bunlar şartlanmış gibi türban tartışıyor. Bu sistem zeki insanlar yaratamaz. Bunların en zekisi Nazlı Ilıcak gibi olur, bilemedin Fehmi Koru kadar olur"
başlığı açmama da gerek yok sanırım 1/3/2008 uykusuz sayı:1811/20/2007 teyzelerin gücü adınaçocukken saklambaç oyununda öyle bir saklanırdım ki,
kimse ben bulamazdı...
daha doğrusu ben öyle olduğunu düşünüyordum o zamanlar...
çok iyi saklandığımı düşünüyordum.
50 yaşında anladım ki esasında ben hiç aranmamışım serhan
diyen ve beni benden alan bi adam olmakla beraber bu herifi izlemek için eve gitmediğimi öğrenen insanlar bana biraz enayi gözüyle baktı.
gecenin sonunda elime geçen kofret, bisküüt, kazete, bağyan gibi sözcüklerden oluşan zağrif türkçeme bir de aşortman'ı eklemek oldu tabi bi de bu afişi verdiler o da ayrı
ama sonuç olarak eğlendik mi eğlendik
not: kendisi 50 yaşında olmamakla birlikte yukardaki metin meşhur ismail hasta ruh'un bi karesinden alınmıştır
not2:bu "entry" 27 kasım itibariyle yeniden yazılmıştır |
|||
|
|